#21yyogretmeni

Başarılı öğrencilere burs imkânı!

Nedir?

9. yıl...

21. yüzyıl… Zulmün, adle galebe çaldığı, akıllı tahtalarda, modern(!) eğitimin yapıldığı, istendik bir sistemle eğilmemize rağmen hâlâ Yûnus Emrelerin, Mevlânâların yetiştirilemeyip, kitaplardan okunduğu, sistemsizliğin sistem, kopyala yapıştırın revaç, örnek insanların geçmişte hasret olarak kaldığı, güzelin nadiren görüldüğü, yıkmanın daima yapmadan bir adım önde olduğu, hevesin diz boyu, sesin yüksek çıktığı, “biz”in değil; “ben”in konuştuğu bir asır, 21. Yüzyıl…

 

Çizdiğimiz tablo bizi karamsar olarak yansıtmasın. Asla pesimist(karamsar) değiliz. “Eğitilmeyecek insan yoktur, nasıl eğitileceği bilinemeyen insan vardır." sözü kulaklarımızda çınlıyor. Ama vakıayı da görmezden gelemeyiz. İşin ne tarafından bakarsanız bakın bütün problemlerimizin temelinde eğitim yatıyor. Biz de eğitim danışmanımız Osman Sezgin önderliğinde kurulan, kaliteli öğretmen yetiştirme konusunda yola çıkmış, uygulamalarla, bilgi ile hazırlanmış bir enstitüyü tanıtmaya, anlatmaya çalışacağız.

 

KALEM AKADEMİ ÖĞRETMEN YETİŞTİRME ENSTİTÜSÜ NEDEN KURULDU?

 

İlkokul, lise, üniversite okuttuğunuz öğrenciniz “eğitim yapmak” için kopya çekiyorsa, yıllarca istendik davranış değişikliği oluşturmaya çalıştığınız bir öğrenciniz 2 saatlik dizi seyretmeyle istenmedik bir davranış sergiliyorsa, neler yapamadığımızı düşünmemiz gerekiyor. Verdiğimiz eğitimin niteliğini, ortaya çıkan kasıtlı sonuçlardan görebiliyoruz. Biz Kalem Vakfı Okulları ve Kalem Akademi Öğretmen Yetiştirme Enstitüsü olarak devamlı “Tenkide tahammülü olmayan terakki edemez.” düsturundan yola çıkıyoruz. Eğitim konusunda iddiamız, hayal dünyamız Batı eğitim dünyasının anlayamayacağı, tasavvur edemeyeceği kadar geniş ve köklü.

 

Kök… İşte bütün mesele burada. Öyle değil mi? Bir sorunla karşılaştığımızda "Köklü çözüm bulmak istiyoruz" deriz. Bizi biz yapan erdemleri değer şeklinde kabul etmek zorunda kalıyor, her konuda asrın sunduğu tepside ne varsa onu yemek zorunda oluyoruz. “Eğitimi kasıtlı ve istendik davranış değişikliği oluşturma süreci olarak duyan bizler, bu kasıtlı ve istenmedik tanımın karşısına Neden ve Niçin sualleriyle çıkıyoruz. Eğitimin gücü ne kadardır? Eğitilemeyecek insan var mıdır? Eğitilmiş bir insan hangi nitelikleri kazanmış olmalıdır? Eğitim adına da olsa bir insana şu iyi, bu kötü diye bir şeyleri dikte ettirmek onun hürriyetine müdahale sayılmaz mı? Ben hangi davranışları neden ve niçin kazanmak zorundayım? Benim aidiyet duyduğum, sorumlu olduğum, kültürünü diğer nesle aktarmam gereken bir zümre, millet var mı? Gayemiz "iyi insan" mı yetiştirmek, yoksa "iyi  vatandaş" mı? Buraya sığdıramayacağımız, terakki etmemizi sağlayan bu sorular bizi şu özel eğitim tanımına götürüyor.

 

Bize göre eğitim kasıtlı ve istendik davranış değişikliği oluşturma süreci değildir! KALEM VAKFI OKULLARI ÖĞRETMEN YETİŞTİRME ENSTİTÜSÜNE göre eğitim; ferdi ( bireyi ) çelik gibi bir iradeye sahip kılarak; duygusal açıdan dengeli ve kontrollü yaparak; duygu, düşünce ve davranışlarını  tenkit süzgecinden geçirip fikirlerinde istikrarlı olacak entelektüel seviyeye ulaştırarak; psikolojik açıdan kabiliyet ve kapasitesini son safhasına kadar geliştirerek; sahip olduğu kültürü özümsetip millî olandan evrensele doğru yol almasını temin ederek; kendisi ve içinde bulunduğu toplum için, plânlı ve programlı bir şekilde, geleceğe yönelik, olgunlaştırma ve yetiştirme sürecidir.

 

Çıktığımız yolda gayemiz insanı eşref-i mahlûk olarak kabul edip, BAKTIĞINI GÖREN, SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNEN, SÖYLENENİ ANLAYAN İNSAN YETİŞTİRMEKTİR. Bu çetin yolda yürürken siz eğitim sevdalılarını, eğitimin bu ülke için elzem olduğunu düşünen meslektaşlarımızı aramızda görmekten hem mesuliyet hem de gurur duyacağız. "Tek dişi kalmış canavarın" sunduğu acı şerbeti içmek yerine, bizi anlatan geleneklerden çıkmış bir çınar ağacı gibi bütün dünyaya, yine ve yeniden kardeşliği, adaleti, sevgiyi, idealizmi anlatmak için bir araya geldik.Hedefimiz değerleri erdem hâline getirmek, yaşamak ve yaşatmak… Yapacağımız faaliyetler bunlar ışığında olacaktır. Her işin bir külfeti vardır. Biz "Bu devirde bu olmaz, eskide kaldı" sözleri  karşısında eğitim danışmanımız Osman Hocamızın dediği gibi: “ Eğitimin "külfetinden" kaçınan, cehaletin "zilletine" mahkûm olur." diyor, ve faaliyetlerimizde buluşmayı, aynı derdi paylaşmayı temenni ediyoruz.

 

 

"21. Yüzyılın Öğretmeni Olmak" isimli sertifikalı seminer programı, özgün bir Kalem Akademi Öğretmen Yetiştirme Enstitüsü  projesidir.

Kalem Akademi: Öğretmen Yetiştirme Enstitüsü - Kalem Uluslararası Eğitim ve İnsan Bilimleri Dergisi

Her hakkı Kalem Vakfı'na aittir.

© 2009-2018